Öne Çıkanlar 40 yaşında ünlü anneler Hamile Egzersizleri Çoğul Gebelik Belirtileri hamilelikte diyet gebelikte sütyen kullanımı

Bu haber kez okundu.

Yenidoğanlarda Sıklıkla Karşılaşılan Sağlık Sorunları

Yenidoğan bebeklerde sıklıkla karşılaşılan sağlık sorunları bulunmaktadır. Bu yazımızda yenidoğan sarılığı ve anne sütünün önemi hakkında bilgiler vereceğiz.

K Vitamini Eksikliği: Bağırsaklardaki faydalı mikroorganizmalar tarafından üretilen K vitamini; pıhtılaşmayı sağlayan faktörlerin ise karaciğerde yapılmasını sağlamaktadır. Bebeklerin bağırsakları doğum sırasında mikropsuzdur. Faydalı mikropların bebeğin bağırsağına yerleşmeleri birkaç haftayı bulabilmektedir. Bu süreç içerisinde K vitamini eksikliğine bağlı kanamayı önlemek için doğum sonrasında K vitamini yapılır. Doğumda K vitamini yapılmasına rağmen bebeklerde K vitamini sentezi gecikir ise göbekten kanama olabilmektedir. Bu durumda K vitaminin bebeğe tekrar yapılması gerekmektedir. Anne sütü bağırsaklarda faydalı mikroorganizmaların yerleşmesini kolaylaştırdığından dolayı anne sütünün verilmesi desteklenmelidir. Aksine antibiyotikler bu süreci geciktirmektedir. Antibiyotik alan yeni doğan bebeklere K vitaminin tekrarlanması gerekebilmektedir. Doktorunuza danışarak probiyotik kullanılabilir.

Yenidoğan Sarılığı: Ülkemizde prematüre doğan bebeklerin %80’i, zamanında doğan bebeklerin ise %60’ı ilk hafta içinde sararmaktadır. Sarılığı oluşturan bilirubin maddesi ise kanda bulunan eritrositlerin yani kırmızı kan hücrelerin yıkılmasıyla oluşur. Bebek anne karnındayken oksijeni düşük bir ortamda yaşamakta ve oksijenin dokulara götürülmesi için daha fazla hemoglobine ihtiyaç duymaktadır. Bebek doğduğunda hemoglobini 18 – 21 g/dl gibi yüksek düzeylerdedir. Doğum sonrasında atmosfer havasındaki yüksek oksijen ile karşılaşan bebeğin yüksek hemoglobine ihtiyacı kalmamaktadır. Bunun yanı sıra hemoglobin yıkılmakta ve ortaya fazla miktarda bilirubin çıkmaktadır.
Ortaya çıkan fazla miktarda bilirubinin karaciğerden bağırsaklara atılması ise aynı hızda olmayınca kanda birikmekte ve sarılık meydana gelmektedir.
Sarılık bebeğin önce gözlerinin beyazında ve yüzünde fark edilir. Arttıkça gövdesinin sarardığını ve bacaklara doğru indiğini görebilirsiniz. Gün ışığında ya da beyaz ışıkta daha iyi fark edilir. Özellikle de gövdede sarılığın görülmesi mutlaka doktor muayenesi gerektirir.

Sarılığın Diğer Nedenleri Nelerdir?

  • Anne ve bebek karnındaki kan grubu uyuşmazlığı
  • Enzim eksiklikleri
  • Tiroid hormon eksikliği
  • Kırmızı kürelerdeki yapısal bozukluklar
  • İdrar yolu enfeksiyonu
  • Vücutta ve kafada doğum esnasında oluşmuş kanamalar sayılabilir.
Nedeni bulunamayan yeni doğan sarılıklarının bir kısmı genetiktir. Sarılığı oluşturan bilirubin maddesi yüksek düzeylerde kan – beyin bariyerini geçerek beyne yerleşir ve beyin hücrelerine zarar verir. Bebekte kalıcı nörolojik bir hasara neden olabilmektedir.
Bebeğin sarılığının azalması ise iyi beslenme çok önemlidir. Bilirubin safra yolları ve karaciğer aracılığı ile bağırsaklara gelmekte ve kaka ile vücuttan uzaklaştırılmaktadır. İyi beslenmeyen bebeklerde bağırsaklarda uzun bir süre durursa, bilirubin tekrar emilip kana karışmaktadır. Bebeğin bilirubin düzeyi riskli düzeye ulaşmış ise ışık tedavisi yapılmaktadır. Beyin etkilenmesi sınırına gelirse bebeğin kanı değiştirilir.
Işık tedavisi vasıtasıyla 430 – 490 dalga boyu bebeğin cildine 30 – 45 cm uzaklıktan verilir. Bu dalga boyundaki ışık bilirubini suda eriyen bir forma çevirir ve bir tür karaciğerin görevini yapmaktadır. Suda eriyen bilirubin safra yolu aracılığıyla bağırsaklara ulaşmakta ve vücuttan uzaklaştırılmaktadır.

Göbek Fıtığı: Göbek fıtığı ise bebeklerde, çoğunlukla karın kaslarının karnın orta kısmında tam olarak birleşmemesinden kaynaklanmaktadır. Bebeğe göbek kuşağı takılmasının ise faydası olmamaktadır. Hatta para gibi cisimlerin göbeğe konularak sarılması enfeksiyon ihtimalini artırmaktadır. Göbek fıtığı ilk aylarda da giderek artabilir fakat daha sonra karın kaslarının gelişimi ile azalmakta ve çoğu 1 yaşa kadar kaybolur.

Kolik: Bebeklerde kolik ağrısı denilen gaz ağrısı genellikle hayatın 3. haftasında başlamaktadır. Daha çok akşam saatlerinde 3 saatten fazla sürmekte ve durdurulamayan ağlamalar olur. Bu dönem içerisinde bebek sürekli emmek ister. Emdikçe de gaz ağrısı devam etmektedir. Sonunda ağlamaktan yorularak uyuyakalır. Nedeninin tam olarak bilinemediği bu süreç bağırsaklarda anne sütü şekerinin tam sindirilememesi ile ilgili olabilmektedir. Anne sütü şekeri tam olarak sindirilemeyince de laktoz laktik aside çevrilir ve de gaz ortaya çıkar. Laktozu sindiren laktaz enzimi bağırsaklarda 4. ay civarlarında normal düzeylere erişir ve gaz ağrısı kendiliğinden azalmaktadır. Bu mekanizma dışında başka mekanizmaların neden olduğunu düşünülmektedir.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.